Nasrettin Hoca içerikgöster Kimdir ? hayatı ve fıkraları ensonhaber


0 TL

ESKİŞEHİR / SİVRİHİSAR NASRETTİN HOCA MAH.

İlan No
706

İlan Tarihi
02-01-2019

Açıklama

Nasrettin Hoca Kimdir? 

 

 

 

Eskişehirin Nasrettin Hoca ilçesi Sivrihisara bağlı Hortu yöresinde doğdu, Akşehirde öldü. Babası Hortu köyü imamı Abdullah Efendi, annesi aynı köyden Sıdıka Hatundur.

Nasreddin Hoca, Anadolu Selçukluları döneminde Hortu ile Akşehir ve çevresinde yaşayan efsanevi kişiliktir.

 

Doğum tarihi: 1208, Nasreddinhoca, Sivrihisar

Ölüm tarihi ve yeri: 1284, Akşehir

Defin tarihi ve yeri: Nasreddin Hoca Türbesi

Kitaplar: The Great Master of Comedy Nasreddin Hodja

Çocuklar: Dürr-i Melek Hatun, Fatma Hatun, Şeyh Ömer

Ebeveynler: Abdullah Efendi, Sıdıka Hatun

 

Nasrettin Hoca Öğrenim hayatı ?

 

 

Önce Sivrihisarda medrese öğrenimi gördü, babasının ölümü üzerine Hortuya dönerek köy imamı oldu. 1237de Akşehire yerleşti. Bir söylentiye göre medresede ders okuttu, kadılık görevinde bulundu. Bu görevlerinden dolayı kendisine Nasuriddin Hâce adı verilmiş, sonradan bu ad Nasrettin Hoca biçimini almıştır.

 

Nasrettin Hoca Nere de Ölmüştür Sır Perdesi Aralanıyor mu ?

 

Nasreddin Hoca’nın 1208 yılında Sivrihisar Hortu’da doğduğu tüm kesimler tarafından kabul görüyor. Fakat son yıllarda Sivrihisar’da yapılan çalışmalar, kabrinin bu ilçede olduğu iddiasını güçlendiriyor. 

 

Bu durum Akşehir tarafından pek hoş karşılanmasa da, 38 akademisyenin çalışmalarında sona doğru gelindi. Bu çalışmalar ışığında hazırcevap ve mizah anlayışına haiz bir bilge olarak tanınan Nasreddin Hoca’nın Sivrihisar’a dönerek hayatını kaybettiği belirtiliyor. 

 

Çalışmalar sırasında Hoca’nın asıl isminin Nasrüddin Hoca Nusrat olduğu ve oğlu Şeyh Ömer’in sanılan mezar taşının kendisine ait olduğu ortaya çıktı. Bu sonuçların yanı sıra Sivrihisar’dan Akşehir’e giden mezar taşlarının belgelerine de ulaşılmıştır.

 

38 Akademisyen Araştırıyor ?

 

1888 ANKARA SAL-NAMESİ’NDE NE YAZIYOR?

Sivrihisar’da çalışmaların sonuna gelen akademisyenler, araştırmaların tüm detaylarını açıklamaya hazırlanıyor. Bu detaylı açıklama öncesi Nasreddin Hoca ve ailesine dair yeni bulguların gün ışığına çıkartıldığı ‘Sivrihisarlı Sinan Paşa ve Nesir Edebiyatı kitabının tanıtımı yapıldı. 

Bu tanıtımda konuşan Anadolu Üniversitesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Mahur Tulum, yapılan çalışmaları kısaca anlattı. Sivrihisar’da bulunan 2 mezar taşının ve tarihi belgelerin olayı aydınlattığını anlatan Tulum, “Aslında elimizde 2 tane taş var. 

 

 

Sadece Nasreddin Hoca’ya ait olduğunu söylediğimiz taşı değerlendirerek, bu sonuçlara varamayacaktık. 

Nasreddin Hoca’nın kızına ait olan taşı da inceledikten sonra 2 taşı mukayese ederek, filolojik çalışmalar ile sonuçlara vardık. 1888 Ankara Sal-Namesi ile başlamak istiyorum. Mesela Sivrihisar’da Peygamber Efendimize ait bir asadan bahsediyor.

Burada 1888 yıllarında bulunuyormuş. Son cümleye bakalım, ‘Kasabaya şark ceddinden giren yolun sol tarafında Hoca Nasreddin’in kerimelerinin kabri vardır’ kaydı düşülmüş” dedi.

 

 Nasrettin Hocaya Ait mezar Taşı Neden Kaldırıl dı ?

 

 

5 Nisan 1923 ile 31 Aralık 1928 tarihleri arasında Sivrihisar’da Evkaf Memuru olarak görev yapmış Mehmet Necmeddin Efendi’nin yürüttüğü vakıf eserlerinin tadilat işlemlerine dair arşiv belgeleri bulunuyor. 

Tamiratlar sırasında, ‘Seyyide Hamamı şark cihetinde ve yol üzerindeki duvarı dibinde bulunan atik ve dolgu kabristanın ref ve tesviyesiyle hamam duvarının rutubetten kurtarılması’ kaydı düşülmüş. 

Hamam duvarının nemini kurutmak için mezar taşının yeri değişmektedir.

 

Nasrettin Hocanın Mezar taşı Kimin Mezar Taşı ile Karıştırılmıştır ?

 

Nasreddin Hoca’nın oğlu Şeyh Ömer’e ait olduğu bilinegelmiştir. Neden böyle olmuştur? 1962-1966 yılları arasında Eskişehir Valisi olan İhsan Tekin, bu taş sanduka üzerindeki ismi okumuş. ‘Şeyh Ömer, İbn-i Nasreddin Hoca’ olarak okumuş. Bu bilgi de 2013 yılına kadar böyle gelmiş. 

Belki de bu yüzden bu taş da Akşehir’e gitmedi. 

Yoksa her an bu da gidebilirmiş. 

 

Üzerinde bir müddet çalıştıktan sonra Nasreddin Hoca’nın kızına ait olan mezar kitabesi ile karşılaştırma neticesinde Nasreddin Hoca’nın asıl adının Nusrat olduğu tespit edildi. 

Bu Nusrat kelimesi kızının mezar taşında da var. Birbirlerini teyit ediyorlar. Sonrasında taş sandukanın oğlu Ömer’e ait değil de, Nasreddin Hoca’nın bizzat kendisine ait olduğunu zaten tespit etmiştik, 

Nasrettin Hoca Hikayelerinin Açıklanmayan Sırrı Nedir ?

 

Nasrettin Hoca, bütün gülmecelerinde, soyut bir varlık olarak değil, yaşanmış, yaşanan bir olayla, bir olguyla bağlantılı bir biçimde ortaya çıkar. 

Olay karşısında duyulan tepkiyi ya da onayı gülmece türlerinden biriyle dile getirir. Tanık olduğu olaylar, genellikle, halk arasında geçer.

Nasrettin Hoca gülmecelerinde dile gelen, onun kişiliğinde, halkın duygularını yansıtan başka bir özellik de eşeğin yeridir. Hoca eşeğinden ayrı düşünülemez, onun taşıtı, bineği olan eşek gerçekte bir yergi ve alay öğesidir. 

 

Anadolu insanının yarattığı gülmece ürünlerinde atın yeri yoktur denilebilir. Eşek, acıya, sıkıntıya, dayağa, açlığa katlanışın en yaygın simgesidir. Soyluların, sarayların çevresinde üretilmiş gülmecelerde eşek bulunmaz, oysa at geniş bir yer tutar. 

Bu konuda, başka bir çelişki sergilenir, gülmecede güldürücü öğe ile yerici öğe yanyana getirilir. Bunun örneği de kendisinden eşeği isteyen köylüye, eşek evde yok deyince ahırda onun anırmasını duyan köylünün işte eşek ahırda diye diretmesi karşısında, Hocanın eşeğin sözüne mi inanacaksın benimkine mi demesidir. 

 

Onun gülmecelerinde, kaba sofuların ahret le ilgili inançları da önemli bir yer tutar. Fincancı Katırları, Ben Sağlığımda Hep Burdan Geçerdim başlıklı gülmeceler katı bir inanç karşısındaki duyguyu açığa vurur. Toplumda neye önem verildiğini anlatan Ye Kürküm Ye gülmecesi, Hocanın dilinde, halkın tepkisini gösterir.

 

Nasrettin Hocanın Sözlerinin Gerçek Nedeni Nedir ?

 

Nasrettin Hoca, insanlara doğru yolu gösteren, iyilikleri bildiren, doğruya sevkeden ve kötülüklerden sakındıran bir veli idi. Bu işi yaparken tabiatı icabı kendisine has bir yol tutmuştur. 

Böylece hakkın anlatılması ve cemiyetteki bozuk yönlerin düzeltilmesi için, meseleyi halkın anlayacağı bir dil ve üslub ile, gayet manidar latifeler halinde kısa ve öz olarak dile getirmiştir. Latifeleri hikmet ve ibret dolu birer darb-i mesel gibidir

 

Nasrettin Hocanın efsanevi bir kişi değil, on üçüncü asırda Anadolu Selçukluları zamanında yaşamış salih bir müslüman olduğunu ortaya çıkarmıştır.

Nasrettin Hoca, fert ve toplumu her yönüyle çok iyi tanımış, insanların aile, komşuluk, dostluk, ticari münasebetlerine ait cemiyette gördüğü aksak yönleri düzeltmek ve nasihat etmek maksadıyla nüktelerle dile getirmiş, düşünmeye ve doğruya sevk etmiştir. 

Sosyologlar ve psikologlar, insanı ve cemiyeti tanıyıp, çeşitli yönlerini incelemek için onun latifelerinden çok istifade etmişlerdir.

 

Nasrettin Hoca Hakkında hangi neler  Söylenmiş  duydunuz mu ?

 

Cahit Tanyol: ...bu fıkralarda bireysel tek bir iz dahi bulmak mümkün değildir. Hocada belli bir aptal kişi değil, belli bir aptallığımız ve bönlüğümüz hicvedilir.

Nazım Hikmet: Hocayı gülen değil, ağlayan insan sembolu olarak göstermiştir.

 

 

Aziz Nesin: ...Doğumundan önce de, ölümünden sonra da yaşamış insan Nasrettin Hocadır. Ölümünden sonra yaşamış başka tarihsel ve toplumsal kişiler vardır, ama ölümünden önce de yaşamış olan dünyadaki tek insan Nasrettin Hocadır...

Fuat Köprülü: ...O, bizim en asli mahsullerimizden biridir. [Fuat Köprülü, Nasrettin Hocanın tarihi kişiliğiyle ilgili araştırmalara ilk öncülük eden kişidir. A. Kabaçalı, 1991]

Ziya Gökalp: ...Nasrettin Hoca, Türk nekregüllüğünün en yüksek simasıdır. [Nekre: hosa giden, gülünc, ince bir alay içeren söz]

İlhan Başgöz: ...En az 500 yıldan beri onun fıkralarını dinleyerek, beslenerek büyümüşüz. Bu etki çocuk çoluk, genç ihtiyar hepimize işlemiş. Böylece Nasrettin Hocayı Türk halkı yarattığı kadar, Türk halkını da Nasrettin Hoca yaratmıştır...

 

Nasreddin HocaNın Duyulmayan Fıkraları ?

 

Dilenci ve nasrettin hoca :)

Nasreddin Hoca yoldan Geçerken bir dilenciye rastlar.Dilenci: Nasrettin Hoca Allah rızası için bana az bi sadaka verebilir misin ? der.Nasreddin Hoca : Az vermek benim şanımdan değildir der.Dilenci: O halde sende çok ver be hocam der.Nasreddin Hoca : O da senin şanından değildir :)

 

 

Nasrettin Hoca ve Çorba Hayali :)

Nasreddin Hocanın canı güzel bir tarhana çorbası çekmiş..Başlamış tatlı tatlı hayal kurmaya. Tam o esnada kapısı çalmış ve gelen karşı komşusunun oğlu şöyle demiş:  Nasrettin Hocam. Annem çok hasta bir tas çorba istiyor..Hoca kendi kendine söylenmeye başlamış :  Allahım bizim komşular kurduğum hayalin bile kokusunu alıyor..

 

Nasrettin Hoca ve Azrail :)

Nasreddin Hoca ölüm döşeğindedir. Hanımına seslenir.“Hanım buraya gel”Karısı koşarak yanına gelir.“Buyur bey”“Hanım şimdi git en güzel elbiseleri giy, tak takıştır, en güzel kokuları sür kendine. Sonrada gel otur yanıma.”“Ayol hoca dediğine bak. Sen bu haldeyken nasıl yapayım ben bunları.”“İyi ya belki Azrail gelince beni değil seni alıp götürür.” :)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

#harita_ #ensonhaber_ #haberler _ #emlak _ #iett _ #metrobüsdurakları _ #metro _ #sondakika _ #kariyer _ #garanti _ #haberler _ #ısobelgesi _ #ıso22000 _ #ıso9001 _ #cebelge _ #sağlıkhizmeti _ #ücretsizilan _ #ücretsizemlakilanı _ #ücretsizilan _ #havalimanı _ #denizotobüsleri _ #istanbulhavalimanı _ #başdenetçi _ #danışmanlık _ #ısodanışmanlık #sahibinden _ #arsafiyatları _ #sağlıkhizmetleri _ #hastaneler _ #doktorlar - #spormerkezleri , #avukatlar #avm, #metrobüsdurakları, #metro #iett, #alışveriş #online alışveriş, #emlakfiyatları #ikincielarabafiyatları, #ücretsiz ilan, #ücretsizemlakilan #ücretsizotoilan #işilanları


204 Kişi Tarafından Görüntülendi.
Kullanıcı Bilgileri ve İlanın Konumu
Anaevim Deniz
Üyelik Tarihi : 15 Aralık 2018
Kullanıcı Mağazası